Tarım ve Orman Bakanlığı Bakan Yardımcısı Fatih Metin başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya; Genel Müdür Yardımcılarımız Kaya Yıldız, Murat Dağdeviren, Şadiye Yalçın, Oğuz Kasap, Faruk Fıratoğlu ve Daire Başkanlarımız ile Sulama Birlik Başkanları telekonferans ile online katıldılar.

Toplantı, Tarım ve Orman Bakan Yardımcımız Fatih Metin’in değerlendirme konuşması ile başladı. Fatih Metin;

“Malumunuz olduğu üzere, 2018 yılında çıkan 7139 sayılı yasa ile 6172 sayılı sulama birlikleri kanununda değişiklik yapılmış ve o zamanki birlik başkanlarının görevine son verilmiş, birlik meclisi, yönetim kurulu ortadan kaldırılmış, kamu görevlileri birlik başkanı olarak görevlendirilmiştir. Bu değişimin maksadı; Hizmet odaklı, adil, şeffaf, güvenilir, ekonomik prensiplere uygun, mali disiplinin sağlandığı, tarafsız, suyun etkin kullanımına imkan veren, sürdürülebilir bir işletme modeli oluşturmaktır.

Birlik Başkanlarımıza ve Onlara Mümkün Olduğunca Destek Veren Bölge Müdürlerimize Teşekkür Ederim”

Aradan geçen süreçte; bugün itibariyle baktığımızda, her ne kadar bazı birlikler istisna olsa da Türkiye genelinde çok güzel gelişmeler kaydedildiğini memnuniyetle müşahade etmekteyiz. Sulama oranlarının yükseldiği, su götürülemeyen alanlara su götürüldüğü,  borçların mümkün olduğunca ödendiği, gereksiz harcamaların azaldığı, mali disiplinin sağlandığı daha sürdürülebilir bir birlik yapısına doğru gidildiği görülmektedir. Bu sebeple, Birlik Başkanlarımıza ve onlara mümkün olduğunca destek veren Bölge Müdürlerimize teşekkür ederim. Öte yandan, fedakarca çalışan birlik başkanlarımız var. Mali durumu kötü olan bazı birliklerde, kendi araçlarıyla birliğin işlerini yapan, huzur hakkını alamayan başkanlar var. Birliğin mali durumu iyi olmadığından işçi çalıştıramayıp, boru patlaklarını kendisi tamir etmeye çalışan başkanlar var. Çeşitli yerlerde tehdit altında çalışan başkanlarımız var. Onlara da özel olarak teşekkür ederim.

“Birlik Başkanları Sahada DSİ’yi, Bakanlığımızı Temsil Ediyorlar”

Bu yeni düzende sevindirici olan başka bir durum, birliklerin başında teknik ve idari dili bilen aynı dili konuştuğumuz insanların olmasıdır. Ayrıca, geçmişte DSİ sulama tesislerinin işletme, bakım ve yönetim sorumluluğunu sulama birliğine terk ederek asli vazifesi olan işletmeden uzaklaşmıştı. Ama, şimdiki yapıyla DSİ tekrar bu işin içerisine girdi. Sulama birlik başkanları geleceğin işletmecileri olarak fiilen işin içerisindedirler.

Bakan onayı ile görevlendirilen birlik başkanları; DSİ tarafından büyük emek ve masraflarla inşa edilen tesislerden beklenen faydanın elde edilmesi noktasında çalışmaktadırlar. Sahada DSİ’yi Bakanlığımızı temsil etmektedirler. Bu sebeple birlik başkanlarının çok dikkatli davranmaları gerekmektedir. Birlik başkanları çok iyi teknik kapasiteye sahip olabilirler. Ancak bu yeterli değildir. İdarecilik çok farklı bir şeydir. Birlik başkanlarının temsiliyet kapasiteleri yüksek olmalıdır. Her hal ve hareketleriyle güvenilirliği sağlamalıdırlar. Güven olmayan yerde işletme yapılamaz. Hizmet odaklı çalışmalıdırlar. Hedef kitlemiz çiftçilerdir. Çiftçi memnuniyeti çok önemlidir. Onlarla çok iyi iletişim kurmalıyız. Sürekli onları ziyaret etmeli, toplantı yapmalı, sulama tesisinde yapılanlar ve yapılacaklar hakkında çiftçileri bilgilendirmeliyiz. Güler yüzlü ve nazik olmalıyız. Taleplerini dikkatle dinlemeli ve yerine getirmek için büyük çaba harcamalıyız. Katı olmamalıyız. Olumsuz bir talepleri olsa dahi, bunun olamayacağını gayet nazik bir dille ve iyi niyetle, sabırla, öfkelenmeden onlara anlatmalıyız. Telefonumuz 7/24 açık olmalıdır. Halktan kopuk bir birlik başkanının bir anlamı bulunmamaktadır. Aynı şekilde, görev alanalarınızdaki, muhtar, belediye başkanları, kaymakamlarla da iletişimi sıkı tutmalısınız.

“Sulama Birlikleri Sulama Faaliyeti Dışında Tarımsal Üretim Planlaması ve Tarımsal Projelerin Hayata Geçirilmesinde Rol Üstlenebilmelidir.”

Bölge Müdürlerimizde birlik başkanlarına sürekli destek olmalıdırlar. Evet, sulama birlikleri kamu kurumu değildir. Çalışanları da devlet memuru veya işçisi değildir. Fakat, toplumdaki algı, “Sulama birliklerini DSİ aldı” şeklindedir. Dolayısıyla, birliklerin başarısı sizlerin başarısıdır. Başarısızlığı da sizlerindir. Tesislerin mülkiyeti DSİ’ye aittir. Nasıl ki, evimizi kiraya verdiğimizde kiracının hal ve hareketlerinden sorumluysak, aynı şekilde birliklerden de sorumluyuz. Birliklere sahip çıkmak ve kurumsal kapasitelerini arttırmak zorundayız. Çünkü bu model dışındaki işletme modelleri mevcut durumda çok sürdürülebilir görülmemektedir. Tesislerimizin işletme, bakım ve yönetimi birlikler tarafından en az maliyetle yapılabilmektedir. Bu sebeple sahip çıkmalıyız. Bölge Müdürlerimiz, Başkanlarla ayda bir kez toplantı yapsınlar.

Her birliğin kısa, orta ve uzun vadeli eylem planları ve hedefleri olsun. Bu hedefler Bölge Müdürlerimizce takip edilsin. Birlikleri yerlerinde ziyaret ediniz. Birlikler bir ziyaretçi defteri bulundursun. Bölge Müdürleri, Şantiye defterine yazdıkları gibi bu defterlere yazsınlar. Bu birlikleri ayakta tutup geliştiremezsek, tüm sistem üzerimize çöker. Bunun hem şahsımıza hem de Devletimize ağır maliyetleri olur. 6200 sayılı kanun DSİ’ye sadece inşaat yapması görevini vermiyor. Tesislerin işletilmesi görevini de veriyor. Sonuçta tüm işler işletmeye açılacak. Bu tesisleri işletemezsek, faydaya dönüştüremezsek, yapılan yatırımların bir anlamı olmaz. Bu sebeple, başta araç, gereç, olmak üzere her türlü teknik ve idari konularda birliklerin önünü açalım, geliştirelim. Sulama birlikleri belirli bir kapasiteye ulaştıklarında, sulama faaliyeti dışında tarımsal üretim planlaması ve her türlü tarımsal projelerin hayata geçirilmesinde rol üstlenebilmelidirler.

Bu arada, her Bölge Müdürlüğü, Genel Müdürlükle işbirliği içerisinde, bölgelerindeki doluluk oranı kritik olan barajları takip etmelidir. Su kıtlığı yaşanacak mı yaşanmayacak mı ona göre bunu önceden belirleyip, su yeterli değilse, sulama birlikleri ona göre bir ürün deseni oluşturmalıdırlar.

Bizler de, Ankara’da birliklerin önündeki engelleri kaldıralım, başta mevzuat çalışmaları olmak üzere, her türlü desteği verelim.

“Kamuoyunu Bilgilendirmeliyiz”

Bir diğer konu; özellikle geçmiş dönem borçlarının ödenmesi için, özellikle terfili sulamalarda enerji giderleri su kullanım hizmet bedelinin yükselmesi, icra takipleri, desteklemeden vadesi geçmiş alacakların mahsuplaşılması gibi şikayetle de mevcuttur. Bu konuda, gerekçelerimizi vatandaşlarımıza uygun dille anlatmalıyız. Bu durumların geçici olduğunu, zaman içerisinde güçlenen birliklerden daha ucuz fiyata hizmet alacaklarını onlara anlatmalıyız. Birlik geliştikçe, bu gelişme çiftçilere indirim olarak yansımalıdır. Bu konularda kamuoyunu da bilgilendirmeliyiz.

COVID-19’la beraber tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve gıda güvenliğinin sağlanmasının önemi bir kez daha anlaşılmıştır. Sulama tarımın en önemli girdisidir. Suyu merkeze almayan sürdürülebilir modern tarımsal üretimden ve gıda güvenliğinden bahsetmek pek mümkün değildir. Görevlerimizi bu duygu ve düşüncelerle, vatan, millet, devlet aşkıyla  yapmalıyız. Bu açıdan bakıldığında yaptığınız iş, çok büyük bir iştir ve bu ciddiyetle yapılması gerekir.

Konuşmama son verirken, 2020 sulama sezonunun hayırlı ve bereketli bir dönem olmasını diliyorum.’dedi.

Bakan Yardımcımız Fatih Metin’in açılış konuşmalarının ardından Bölge Müdürlerimiz ve Sulama Birlik Başkanları telekonferans ile katıldıkları toplantıda çalışmaları hakkında bilgi verdiler.

Yapılan bilgilendirmelerin ardından toplantı sulama birliklerinin çalışmaları üzerinde değerlendirme ve istişare ile sonlandırıldı.

Tasarım ve Uygulama: SAYEHANE © 2021. Tüm hakları saklıdır.